başlarda nefret ettiğim yeri sevmek!
daha neler göreceğiz allahım.
sayılı günüm var, çabuk geçe.
bazenleri bir arkadaşım var hep konuşuruz. şimdi kayboldu o. iki hakaret dolu sevgi mesajını çok görmek dedikleri böyle şeyler. Emre’ler ölmesin şeker de yiyebilsinler..
bide uzakta olmak var tabi. ağladıklarında sarılamayacak kadar hem de. onlar ağlaya dursun ben lanet okuyayım mesafelere. nerden geldim ben bu yere? kankalarım affetsin..
babalar aşktır!
.
şöyle de garipliklerimiz vardı;
Ben- hey bacaksız!
İsmail Bera- hey dondurmacı!
Şimdi ben uzaktayım ve kadının biri ona bacaksız deme cürretini göstermiş. Tabi ki en doğru tepkiyi verip kadına bir tane vurmuş bizimki. ” O Hümeyra ablamın sözü, sen söyleme” diye açıklamayı da ihmal etmemiş.
Yine bir başkasına “evine git” deyip duruyormuş. Kadıncağız da benim evim uzakta deme gafletinde bulunmuş. Cevap tabi ki hazır bu tarafta; ”sadece hümeyra ablam uzakta, kimse değil. Şimdi uçak getirecek onu benim okulum tatil olduğunda.”
sonra diyonuz niye ağlıyorsun..
Evet bugün hayatımın en tatlı parçasının doğum günü.
Varlığıyla içimi ısıtan, hasretiyle ömrümden ömür götüren, telefonda her seferinde daha da büyük adam edasıyla konuşup beni “ ben gelmeden büyüme demedim mi?” diye çileden çıkartan aşkım iyi ki doğmuşsun. her secdede varlığına şükrettiğim insan, Rabbim sana uzun hayırlı bir ömür nasip etsin. O tatlı suratından gülücük eksilmesin. Küçük ellerin hep sıcacık olsun.
Aylar çabucak geçsin ve şu ablan yine seni uyurken izleyebilsin. Sabah sünger bob başlayınca gelip uyandır sen de onu.